24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili konuşma

By | Ocak 30, 2013

öğretmenler günü 

Ülkemizde her yıl kutlanan 24 Kasım Öğretmenler Günü, öğretmenlerimizin ve öğretmenlik vazifesinin değerini daha iyi anlamamızı sağlar. Ama öğretmenlik sadece bir güne münhasır değil yılın her günü, günün her saati ifa edilen en kutsal ve en yüce meslektir.

Öğretmen çağını en iyi anlayan, toplumun sorunlarıyla en yakından yüzleşen ve çözümün kendisinde saklı olduğunu tam idrak eden lider kişidir. O, kendisine eti- kemiği senin diye sunulan yavruları geleceğe hazırlar. İçlerinde gizli kalmış yetenek cevherlerini işler ve ortaya çıkarır. Öğretmen, yarının toplumunun çeşitli katmanlarında görev yapacak elemanları yetiştiren insan mühendisidir. Her hareket ve davranışını ayarlamak zorunda kalan, toplum içinde bakışların kendisinde toplandığı cazibe merkezidir. O, görevinin, erdemleri savunma, yaşama ve muhatabı olan herkese misal olma olduğunun farkındadır. Her meslek içerisinde davranışları bozuk ve mesleğinin yüz karası diye tarif edilen kem talihliler bulunabilir fakat bu yüce görevi yürütenler arasında heyecanını yitirmiş, ümidini kaybetmiş, bana neciliği yaşam felsefesi haline getirmiş, maaş ve ek derslerine yapılacak zammı ve alacağı ücretin hesabını-kitabını yapan sıradan memur anlayışına sahip talihsizler bulunamaz asla. O, hayatını öğrencilerine adayan, yaşamaktan çok yaşatmayı gaye edinmiş, fedakârlığın ve civanmertliğin timsalidir. Öğretmen dertli insandır. Gönlü ülke, millet ve vatan sevgisiyle dopdoludur. Herkesin gemiyi terke koyulduğu keskin virajlı, buhranlı denizlerde dümene geçen, istikamet belirleyen toplum projektörüdür. Nesillerin cehalet, kin, nefret ve ahlaksızlık girdaplarında boğulması karşısında gönlü uyanık bir aksiyon insanıdır.

Öğretmen, oturup-kalkarken, düşünürken, konuşurken kısacası her davranışında, kendisine emanet edilen öğrencileri daha başarılı, verimli, vatana faydalı bireyler olmalarını sağlamak için planlar yapar. Bulunduğu okulda kavga eden, küfürlü sözler sarf eden, kötü alışkanlıklara sahip, sevgi ve saygıdan nasipsiz öğrenciler varsa rahat uyuyamaz. Tüm öğrencilerin gönlüne girme yollarını araştırır, şefkat eliyle dokunur yüreklerine. Kırık bir kalp, okşanmadık bir baş bırakmaz ardından. Olumsuz davranışları iyiye, doğruya ve güzele kanalize etme metotlarını bıkmadan ve yılmadan bir bir uygular. İşin aslı öğretmenlik mesleği eğitmenliktir. İş zor, mesele ciddi fakat kıymetli mi kıymetlidir.

Öğretmenler açısından öğretmenler günü; bir muhasebe günü, niyetlerimizi tazeleme günü, verdiğimiz yeminleri tutmamız gerektiğini hatırlama günüdür. Birebir her öğrenciyle ilgilenme, onlar arasında ayırım yapmama, herkese eşit fırsat ve imkanlar sunma, seviyelerini yükseltme, onları topluma kazandırma, doğru, dürüst, temiz, büyüklerine saygılı, küçüklerine sevecen, çalışkan, yardımsever, anne baba hakkı gözeten, cumhuriyete, Atatürk ilkelerine bağlı, vatan, millet, bayrak sevgisiyle donanmış fertler olarak yetiştirme sözlerinin verildiği müstesna günlerdir.

Öğrenciler açısından ise kendilerine hayatları boyunca anne ve babalarından sonra en çok faydası dokunan, üzerlerine en çok hakkı geçen bu fedakâr eğitim ve irfan camiasının üyelerinin kıymetini daha çok anlama, onlara saygıda kusur etmeme, onların gözdesi ve en çok sevdiği öğrenci olma konusunda adımlar atma günüdür. Bir öğrencinin öğretmenine vereceği en güzel hediye, sıcak, samimi, ilgili, istekli ders dinlemesi, saygılı olması, verilen görevleri zamanında hakkıyla yerine getirmesi,  ahlaklı, başarılı, erdemli ve vatansever insanlar olmalarıdır.

Fatih Sultan Mehmet, küçük bir talebeyken yaptığı yaramazlıklar neticesinde dayak yemiştir hocası Akşemseddin’den. Padişah bile olsa öğrenci öğrencidir öğretmenin karşısında. Sultan 2. Murat hocasını destekleyerek bir velinin yapması gereken örnek davranışı sergilemiştir. Öğretmen-veli ilişkisiyle cihan fatihi ortaya çıkmıştır. Yavuz Sultan Selim, hocasının atının ayağından sıçrayan çamurla kirlenen cübbesinin kefen olarak kendisine sarılmasını vasiyet etmiştir. Her daim öğretmenine saygılı biri olarak, asrında “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözünün temsilcisi olmuştur.

Ülkemizde eğitim- öğretim hizmetlerinin birlik, beraberlik, sevgi, kardeşlik, iş birliği ve fedakarlık içerisinde sürdürülmesini, yarınlarının temellerini atan öğretmenlerin toplumda hak ettiği itibar ve değeri görmelerini, tüm öğretmenler gibi can-u gönülden temenni ederim. Saygılarımla.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir